Hafta Hafta Gebelik ( 1-10 Hafta )
1. GEBELİK HAFTASI
Gebelik ortalama 40 hafta, yani 9 AY 10 GÜN devam eden bir süreçtir. Tıbbi olarak gebelik başlangıcınızı hamile kaldığınız adet döngünüzde (adet döngüsü üreme çağında olan bir kadının bir adet kanamasının ilk gününden diğer adet kanamasının ilk gününe kadar olan süreci tanımlar) gördüğünüz adetin ilk günü belirler. Bu nedenle gebeliğinizin birinci haftası aslında henüz hamile olmadığınız bir dönemdir.

Hamile kaldığınız tarihi net olarak hatırlayamayabilirsiniz, ancak Son Adet Tarihinizin ilk gününü daha kolay hatırlarsınız. Bu nedenle biz doktorlar sizin gebeliğinizi takip ederken hesaplarımızı sizin son adet tarihinizin ilk gününe göre yaparız.

Not: "Gebelik" kelimesi daha çok doktorlar, "hamilelik" ise anne ve baba adaylarınca kullanılan bir kelimedir. Sitede her iki kelime beraberce kullanılmıştır.

Tıbbi gebelik haftası Son Adet Tarihinizin ilk gününe göre hesaplanır.

Gebelikte yapılacak testler, sizde ve bebekte ortaya çıkan değişikliklerin yorumlanması ve muhtemel doğum tarihiniz her zaman Son Adet Tarihinize göre hesaplanır.

Tıbbi gebelik haftası hesabı yumurtlamanın adet döngüsünün 14. gününde olduğunu var sayar. Bazı kadınlarda yumurtlama daha erken (erken yumurtlama) veya daha geç (geç yumurtlama) olabilir. Bu tür durumlarda daha ileri gebelik haftalarında suni bir Son Adet Tarihi oluşturularak takibin bu tarihe göre yapılması gerekebilir.

Sizin hamile kaldığınız tarihe göre yaptığınız hafta hesabı doktorunuzun belirttiği gebelik haftasından iki hafta geridedir. Siz doktorunuza örnek olarak “ben tam olarak ne zaman hamile kaldığımı biliyorum ve buna göre 3 haftalık hamileyim” şeklinde yorum yapabilirsiniz ancak siz aslında bu verilen örnekte tıbben 5 haftalık hamilesiniz.

Son adet tarihi hesabına göre gebelik ortalama 40 hafta sürer. Bu sürenin ay karşılığı 9 Ay 10 Gündür.
          

Gebeliklerini aylarla ifade etme eğiliminde olan anne adaylarının bazıları bir ayın 4 haftadan, yani 28 günden daha uzun olduğunu göz ardı etmekte ve yine doktorlarının hesaplarıyla kendi hesapları çelişmektedir.

Modern Doğum Bilimi’nde hamileliği aylarla belirtme uygulaması terk edilmiştir.

Ultrasonografi cihazları doktorun yaptığı ölçümleri gebelik haftasına çevirirken yine tıbbi gebelik haftasını kullanırlar.

Hamileliğiniz başladıktan sonra karışıklıklara meydan vermemek için siz de tıbbi gebelik haftanızı kullanın.

Her ne kadar günümüzde gebelik haftalar kullanılarak ele alınsa da 9 aylık bu dönemi trimester adı verilen üç eşit dönemde inceleme alışkanlığı devam etmektedir. Latince “üç ay” anlamına gelen trimester kelimesi hamileliğin genel gelişimini betimlemede oldukça faydalıdır ve genellikle birinci trimester (ilk üç aylık dönem) bebeğin organ gelişiminin başladığı ve tamamlandığı ve anne adayında hamileliğe uyumun gerçekleştiği, ikinci trimester (ikinci üç aylık dönem) bebeğin hızla gelişimini sürdürdüğü, üçüncü trimester (son üç aylık dönem) ise doğuma hazırlığın başladığı ve tamamlandığı dönem olarak tarif edilir.

2. GEBELİK HAFTASI
Geçen hafta içerisinde bebeğinizin oluşumuna katkıda bulunacak ve ona sizin genetik yapınızı verecek yumurta hücresinin gelişimi hakkında bilgiler verdik. Bu hafta ise bebeğinizin genetik yapısının kalan yarısını oluşturacak eşinize ait sperm hücresi hakkında bilgiler edineceksiniz.

 
BU HAFTA BABA ADAYINDA OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER
sperm hücresi Milimetrenin 100’de biri kadar uzunlukta olan sperm hücresi erkek üretim organları olan testisler içinde üretilir. Sperm hücreleri vücut ısısına dayanıklı olmadıklarından erkeğin spermi üreten (testis) ve depolayan (epididim) organları vücut dışında skrotum (torba) adı verilen yapı içinde yer alır.

Hücrenin baş, gövde ve kuyruk olmak üzere üç büyük parçası bulunur.

Baş kısmı yumurta hücresininin içine girebilmek için gerekli maddeleri (akrozom) içerirken, çekirdek adı verilen bölümde hücrenin babaya ait genetik yapısı bulunur.

Gövde kısmı hücrenin ileri doğru hareketi için gerekli enerji deposunu barındırır.

Kuyruk kısmı ise hücrenin hareketliliğini sağlar.

Bir ejakülasyon (boşalma) esnasında milyonlarca sperm kadın genital sistemine girse de bunlar arasından yalnızca yumurta hücresine kadar gelebilen yaklaşık 1000 tanesi yumurta hücresini döllemeye aday olur. Adaylardan ise en güçlü bir tanesi yumurta hücresi içine kabul edilmeye hak kazanır.

Yumurta hücresi yumurtlamadan sonraki ilk 12 -24 saat içinde döllenmelidir. Bu nedenle başarılı bir döllenme için sperm hücreleri yumurta hücresi geldiğinde Fallop tüplerinde hazır bekliyor olmalıdırlar. Sosyal yaşamda "erkeğin kadını beklemesi" kuralı burada da geçerlidir.

Kadın vücudunda üremeyi sağlayan hormonların tümü erkekte de bulunur, ancak erkekte hormonların işlevleri farklıdır: Hipotalamusun verdiği emirle FSH hormonu testise giderek burada sperm hücrelerinin çoğalmasını ve olgunlaşmasını sağlar. LH hormonu ise testiste erkekliğe özgü testosteron hormonu üretimini sağlar. Kadında birim zamanda tek bir yumurta hücresi olgunlaştırılmasına karşın erkekte aynı anda milyonlarca sperm hücresi üretilerek olgunlaştırılır ve depolanarak hazır bekler.

Folik Asit
Doktorunuz size folik asit (B grubu bir vitamin) takviyesi önerdiyse veya siz kendiniz kullanmaya başladıysanız bilmenizde fayda var: Günlük önerilen doz 0.4 miligramdır (400 mikrogram) ve bunun tümünü tek bir dozda alabilirsiniz. Folik asit takviyesinin önerilme nedeni bu maddenin nöral tüp defekti (NTD) adı verilen ve bebeğin santral sinir sisteminde oluşabilecek muhtemel sorunları ("omurgada açıklık" veya bebeğin beyin dokusunun gelişmemesi) kısmen önleyebildiğinin anlaşılmasıdır ve günümüzde kesinleşmiş bilgilere göre takviye işlevi bu hastalığın görülme sıklığını azaltma konusunda başarılıdır.

Folik asit kan yapımında ve birçok hücre işlevinde de kullanılan bir vitamin olmasına karşın takviyenin temel amacı folik asit eksikliğine bağlı kansızlığı önlemekten çok NTD adı verilen bu sorunların oluşma sıklığını azaltmaktır. Başta A.B.D. ve İngiltere olmak üzere çeşitli ülkelerde gıdalara ekstradan folik asit takviyesi yapılmaktadır.

Folik asit kaynakları tahıllar, portakal suyu, meyveler, baklagiller, fasulye ve diğer koyu yeşil yapraklı sebzelerdir. Folik asit takviyesi alsanız dahi bu besinlerden de mutlaka faydalanın ve henüz başlamadıysanız reçetesiz alabileceğiniz folik asit tabletlerine bugünden başlayın, geç kalmış sayılmazsınız. Önceden NTD sorunu yaşadıysanız alınması önerilen daha yüksek doz için doktorunuza danışın.

Bazı doktorlar rutin takviye yapmanın gerekli olmadığını ve doğal kaynaklardan alınmasının daha doğru olacağını düşünürler. Her zaman güvendiğiniz doktorunuzun önerilerine uyun.

Folik asit kullanmadan başlanan gebeliklerin olumsuz sonuçlanma ihtimali son derece düşüktür. Bu nedenle bu vitamini alamadıysanız bunu kendiniz için bir endişe kaynağı haline asla getirmeyin.
BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER

yumurta hücresi ve yumurtlama süreci

Son gördüğünüz adet kanaması belirtileri birkaç gün önce kayboldu. Muhtemel bir gebelik için sağ veya sol yumurtalığınızda bir yumurta hücresi olgunlaşmaya devam ediyor. Bu yumurta hücresi folikül adı verilen içi sıvı dolu bir yapı içinde olgunlaşır. Folikül 18-20 milimetre arası bir çapa ulaştığında artan hormonların etkisiyle çatlar ve içindeki olgun yumurta hücresini serbest bırakır.

yumurtlama (ovulasyon) süreci

Bu arada bebeğin yerleşip büyüyeceği rahim iç tabakası da gebeliğe uygun bir şekilde hazırlıklarına devam ediyor. Adet döngünüz, yani bir adet kanamanızın ilk gününden sonraki adet kanamanızın ilk gününe kadar geçensüre 28 gün ise muhtemelen 14. günde, yani bu haftanın son gününde veya gelecek haftanın başında yumurtlama gerçekleşecek.
rahim ve rahim ağzı yapısı           Üreme çağında olan kadınların her ay adet kanaması görmesinin nedeni aslında rahim iç tabakasının muhtemel bir gebelik için her ay tazelenmesinin sağlanmasıdır.

Adet kanamasıyla birlikte eskimiş rahim iç tabakası dışarıya atılır ve bölgede hemen yenilenme süreci başlar. Gelişmekte olan folikülün ürettiği östrojen hormonu rahim iç tabakasının yeniden gelişmeye ve kalınlaşmaya başlamasını sağlar.

Rahim iç tabakasının bebeği misafir edebilecek özelliklere tam olarak kavuşması yumurtlama sonrası salgılanan progesteron hormonunun rahim içini düzenleyici ve geliştirici etkisiyle mümkün olur.

Progesteron hormonu adeta östrojen hormonu tarafından "gelişigüzel serpiştirilmiş" rahim iç tabakasında çevre düzenleme çalışması yaparak bebeğin
yerleşimi ve gelişimine zemin hazırlar.

Progesteron hormonu yumurtlama olduktan sonra yumurtlamanın olduğu yumurtalık dokusunda oluşan sarı cisim tarafından üretilir ve salgılanır.

Gebelik gerçekleşmezse gelişen rahim iç tabakası adet kanamasıyla (menstruasyon) dışarı atılır ve yeni bir adet döngüsü başlar.
 

Kadınların bazılarının adet döngüsü daha kısa veya daha uzun olabilir. Böyle bir durumda yumurtlama günü hesaplanması şu şekilde yapılır: Adet döngüsünün uzunluğundan 14 gün çıkarılır ve bulunan rakam yumurtlama gününü belirtir. Örnek olarak 31 günlük bir adet döngüsüne sahipseniz 31-14=17. adet döngüsü günü yumurtlama gününüzdür. Bu hesaplama bazı kadınlarda adet döngüsünün istikrarlı olmaması veya yıl içinde zaman zaman değişmesi nedeniyle her zaman doğru sonuç vermeyebilir.

3. GEBELİK HAFTASI
BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER
spermlerin yumurta hücresini kuşatması           Yumurtalıkta gelişen folikül çatladıktan sonra serbestleşen yumurta hücresi sıklıkla aynı taraftaki Fallop tüpünün saçakları tarafından içeriye alınır ve tüpün iç boşluğunda ilerlemeye başlar. Gebelik oluşabilmesi için yumurtlama gerçekleştikten sonraki ilk saatlerde yumurta hücresinin spermlerle karşılaşması gerekir. Bir yumurta hücresinin etrafını çok sayıda sperm hücresi kuşatmasına karşın bunlardan normalde yanlızca bir tanesi yumurta hücresi içine girmeyi başarabilir.

 
Fallop tüpünün saçakları sürekli hareket halindedir ve yumurta hücresi serbestleştiğinde hücreyi hemen içine alır. Fallop tüpünün içindeki tüycüklerin hareketleriyle hücre rahim içine doğru ilerlemeye başlar ve burada hazır bekleyen sperm hücreleri topluluğuyla karşılaşır. En güçlü sperm hücresi yumurta hücresi tarafından içeri kabul edilir ve “kapılar diğer spermler için kapanır”.           döllenme mekanizması

 

Sperm hücrelerinin vajinada başlayan yolculukları yaklaşık 10 saatte tamamlanır ve bu sürenin sonunda milyonlarca sperm hücresinden yalnızca çok az bir kısmı yumurta hücresini görme şansına erişir.
sperm hücresi yumurta hücresini delerek içeri giriyor           Yumurta hücresinin etrafında içeriye girmek için devam eden “savaş” yaklaşık 24 saat sürer ve bu süre sonunda yumurta hücresi “prensini” seçer ve onu içeri alır. Sperm hücresinin yumurta hücresinin içine girmesi yaklaşık 20 dakikalık bir çaba sonunda gerçekleşir. Diğer sperm hücrelerinin içeri girmesi artık söz konusu değildir.

 
         

Sperm hücreleri vajinaya ilk geldiklerinde burada doğal olarak var olan asit ortam ile savaş vermek durumundadırlar ve bu savaşta meni salgısının içinde bulunan asit nötralize edici maddeler onlara yardımcı olur. Vajinadan rahimağzı içine yumurtlama esnasında salgılanan progesteron hormonunun kolaylaştırıcı etkisiyle rahatlıkla geçen spermler önce rahim içine girerler ve buradan da Fallop kanallarının içine götüren girişi rahatlıkla bulurlar. Sperm hücrelerinin yollarını bulmasında yumurta hücresinin rolü büyüktür. Yumurta hücresi taşıdığı varsayılan negatif yük ile pozitif yüklü sperm hücrelerini kendisine doğru çeker.

Fallop tüpünün içine yönlendiklerinde sperm hücrelerinin anormal şekilli olanları, hareketsiz ve güçsüz olanları çoktan yarışı kaybetmişlerdir.

Yumurta hücresine ulaşan sperm hücreleri oransal karşılaştırma yapılacak olursa ortalama boyda bir erişkinin katettiği 4.5-5 kilometre kadar bir yol almış olurlar. Bu sperm hücreleri için uzun bir yoldur ve bu yolu katetmeyi en hızlı ve enerji deposu en fazla olanlar başarabilir.

Sperm hücreleri Fallop tüpü içinde hareket ederken tüp içinde bulunan sıvılar bu hücrelerin ilerlemesine yardımcı olurlar. İlginç bir şekilde aynı sıvı ve tüp içindeki tüycükler ters yönde hareket eden yumurta hücresi ile sperm hücrelerinin birbirlerine kavuşmalarına imkan vermek için aynı zamanda her iki yönde hareketi kolaylaştırıcı etki gösterirler.

Yumurta hücresinin içine girmeye aday sperm hücresinin baş kısmında bulunan eritici maddeler yumurta hücresinin nispeten kalın dış kabuğunu geçebilecek özelliklere sahiptirler.

Sperm hücresinin yumurta hücresinin dış kısmında içeriye girmek için erittiği bölge buradan başka bir spermin içeriye girmesine engel olmak için dakikalar içerisinde tamir edilir.

Sperm hücresi yumurta hücresine girdikten sonra yumurta hücresi negatif yüklü konumdan pozitif yüklü konuma geçer ve bu pozitif yüklü diğer sperm hücrelerini iterek bu hücrelerin artık seçimini yapmış yumurta hücresinden uzaklaşmasına katkıda bulunur.

4. GEBELİK HAFTASI
Sizden ve eşinizden gelen hücrelerin “tek vücutta birleşmesi” sonucu oluşan yeni canlı, yani bebeğiniz sizin ve eşinizin genlerinin harmanlanmasıyla oluşmuş, yani hem sizden hem de eşinizden esinlenerek tasarlanmış size benzeyen ancak sizden apayrı bir genetik yapıya sahip bir birey olarak aramıza katılmıştır.

Sağlıklı bir genetik yapı, sağlıklı bir yeni neslin en önemli belirleyicisidir.

 
BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER

Döllenme sonrası oluşan olaylar

Geçen haftanın başında yumurtlama gerçekleşti. Sperm hücreleri ile yumurta hücresi karşılaştı ve yumurta hücresi bebeğinizin genetik yapısının sizden kalan yarısını belirleyecek sperm hücresini seçti ve onu içeri aldı. Sizin 23 kromozomluk genetik maddeniz ile eşinizin 23 kromozomluk genetik maddesi birleşerek yepyeni bir genetik yapıya sahip bebeğinizin ilk hücresi oluştu. Zigot adı verilen bu hücre hızla bölünmeye başladı.

2 hücre, 4 hücre, 8 hücre ve 16 hücre şeklinde oluşan bölünme devam ederken Fallop tüplerinin içindeki yolculuk yeni canlıyı yerleşeceği rahim içine doğru götürdü.

Morula aşamasındayken rahim iç tabakasına ulaşan canlı artık blastosist olarak anılır. Bebeğinizi oluşturacak bu hücre topluluğu rahim iç tabakasına geldiğinde kendisi için en mükemmel yeri bularak bu haftanın başında buraya yerleşir. Çoğu durumda en mükemmel yer damarlanmanın en iyi olduğu rahim arka duvarının üst kısımlarıdır.
         

İmplantasyon ("yerleşme") gerçekleştiğinde bazı anne adayları lekelenme tarzında bir kanama görürler.

Buna implantasyon kanaması adı verilir ve döllenmeden sonraki 3-7. günler arasında ortaya çıkar.

Kanamanın nedeni aynen bir inşaat yapılmadan önce temel kazılması gibi, rahim iç tabakasında da "temel kazılması" ve bu esnada burada bulunan bir kılcal damara denk gelinmesidir.

Bu haftanın sonunda normal şartlarda adet kanamanızı bekleyecektiniz. Gebelik planladığınıza göre beklentiniz kanamanızın olmaması yönünde olacak elbette. "Acaba hamilemiyim?" diye meraklanmaya başladınız. Bu sorunun cevabını alabilmek için farklı seçenekleriniz var: Kanda beta HCG hormonu (bu hormon implantasyon gerçekleştikten sonra salgılanır) ölçümü henüz bu haftada dahi gebelik tanısı koyabilir. Ancak bu test kan alınmasını gerektirir ve nispeten pahalı bir testtir. İdrar testleri ise ucuz testlerdir ancak gecikme olduktan sonra doğru sonuç vermeye başlarlar.

Bu haftanın sonunda adet görmeyecek olsanız dahi aynen adet görecekmiş gibi belirtiler hissedebilirsiniz. Kadınların önemli bir kısmında yorgunluk, göğüslerde dolgunluk, uykuya eğilim, bel ağrısı ve ruh hali değişiklikleri henüz bu dönemde bile kendini gösterebilir. Kendinizde hiç bir değişiklik hissetmiyorsanız sabredin: Gebelik henüz yeni başlamıştır ve belirtiler henüz ortaya çıkmamıştır.

5. GEBELİK HAFTASI
Bu hafta adetiniz gecikti ve bu gecikmenin bir gebeliğe bağlı olduğundan ciddi bir şekilde şüphelenmeye başladınız. Hamile olduğunuzu öğrenmek için gebelik testi yaptırmaya karar verdiniz. Şimdi bu testlerin biraz ayrıntısına gireceğiz:
gebelik testi          

Eczaneden aldığınız testlerle yapacağınız idrarda gebelik testi negatif geldiğinde sonuç çok güvenilir olmayabilir. Zira bu testler kandan idrara geçen beta HCG hormonu belli bir seviyeye ulaşmadan pozitif sonuç vermeyebilirler. Bu test negatif çıkarsa ve siz hamile olduğunuzdan şüpheleniyorsanız bir kliniğe baş vurmanızda fayda var. Burada doktor muayenesi olmaya gerek kalmadan gebelik testi yapılmasını talep edebilirsiniz.

Kliniklerde kullanılan test kitleri daha hassas olduklarından hatalı şekilde negatif sonuç verme olasılıkları oldukça düşüktür.Doktor önerisine göre kanda yapılan rakamsal beta HCG ölçümleri daha erken ve daha doğru sonuç verseler de bu testler pahalıdır ve kan alınmasını gerektirir. Bu nedenle bu testleri ancak doktorunuz önerirse yaptırın.
Ve işte beklediğiniz sonuç:

"PLANOTEST: (+) MÜSPET"

ANNE ADAYLARI DÜNYASINA HOŞGELDİNİZ!!

İdrar testiniz pozitif çıktığında bunun hatalı olma olasılığı oldukça düşüktür.

 
BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER

Bebeğiniz geçen haftanın sonunda rahim iç tabakasına yerleşti ve vücudunuza Beta HCG adı verilen hormon salgısını yaparak sinyaller göndermeye başladı. Bu hormon kanda normal şartlarda yalnızca gebelik olduğunda bulunan ve idrarda da saptanabilen bir maddedir.
         

Bu hafta adet görürseniz asla "Ben ne zaman gebe kalacağım?" endişesine kapılmayın.

Korunmasız bir siklusta (adet döngüsünde) bir kadının gebe kalma şansı yanlızca %25'tir.

İlk birkaç denemeden sonra kadınlar sıklıkla bu endişeye kapılırlar ve doktora koştururlar.

Her kadının gebe kalma "hızı" farklıdır ve biz doktorlar genellikle 12 ay boyunca (yaşı ileri olanlarda 6 ay boyunca) düzenli bir şekilde ilişkide bulunulmasına karşın gebe kalamadığınızda bazı tetkikler başlatırız.

Dikkat: Hamile kalmakta aceleci davranırsanız kendinizi kısa zamanda gereksiz bir tüp bebek uygulamasının başrol oyuncuları olarak bulabilirsiniz. Sabredin...
Eğer korunmasız 12 ay geçmesine rağmen hala gebe kalamadıysanız yine hemen endişelenmeniz için bir neden yok. Aşağıdaki yazıyı gözden geçirin.

Gebe kalamama nedenleri

Bazı durumlarda ise adet kanamanız gecikmesine rağmen gebelik testiniz menfi gelebilir. Bunun en muhtemel nedeni testin erken dönemde yapılması olmakla beraber gerçekten de adet kanamanız gebelik dışı bir nedene bağlı gecikmiş olabilir. Üreme çağındaki kadınlarda adet kanamasının gebelik dışında en sık gecikme nedeni ruhsal olaylardır.
Yumurtlama olgusunun beyindeki merkezi hipotalamus bölgesidir ve bu bölge beyin korteksi adı verilen ve duygu ve düşüncelerimizin oluştuğu beyin üst merkezinin sıkı denetimi altındadır. İleri derecede gebe kalma arzusu, ileri derecede gebe kalma korkusu, ruhsal stres, iklim değişiklikleri ve diğer birçok neden bu bölgenin hipotalamusa “adet gecikmesi” emrini vermesine neden olabilir.

6. GEBELİK HAFTASI
BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER

Gebelikte östrojen ve progesteron hormonlarının salgısında önemli değişiklikler meydana gelir ve hormonların günlük salgılanma miktarı ve hatta gün içindeki salgılanma hızı değişir.Bu değişikliklerin amacı sizi bedenen ve ruhen gebelik ve doğuma hazırlamaktır. Duygusal dalgalanmalar yaşıyorsanız bunun nedeninin hormonlardaki değişimler olduğunu bilmelisiniz.

 
Gebelikte salgılanan hormonların seviyesi arttıkça başta sabah olmak üzere gün boyu bulantı şikayetleriniz daha belirgin hale gelebilir. Geçen hafta belirtildiği gibi canınız bazı gıdaları çok çekerken, diğerlerinin adını hatırlayınca bile bulantı hissedebilirsiniz. Bazı anne adayları parfüm kokularından, bazı yemeklerin kokularından ve hatta ender durumlarda kendi eşlerinin kokularından bile rahatsız olacak duruma gelebilirler. Bunların normal ve geçici olduğunu bilmelisiniz.

Bulantıların sabah ortaya çıkmasının verdiği rahatsızlığı yanında bir avantajı da vardır: Sabah kalkar kalkmaz hamile olduğunuzu hatırlar ve yaşam tarzınızı gebeliğe uygun şekilde sürdürmeye devam edersiniz. Bulantılar gebelik hormonlarının iş başında olduğunun ve gebeliğin normal seyrettiğinin en önemli belirtilerinden biri olmakla beraber sağlıklı bebekleri olan ve hiç bulantı yaşamamış çok sayıda anne vardır.

Gebelikte aşırı bulantı ve kusma
Hamileliğinizin bu döneminde bulantı dışında sık idrara çıkma, yorgunluk, uykuya eğilim, baş ağrıları gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

Baş dönmesi de bu dönemin tipik belirtilerindendir.

Yorgunluk ve uykuya eğilim, sizin vücudunuza gebelik öncesi dönemden olan "borçlarınızı" kapatmaya yönelik çalışan belirtilerdir.

Fırsat buldukça uyumak bu belirtilerin daha hızlı kaybolmasını sağlar.

Gebeliğin erken dönemlerinden itibaren salgılanan hormonların etkisiyle meme uçlarınızda koyulaşma ve memelerinizde dolgunluk ve büyüme, beraberinde ağrı ortaya çıkabilir. Süt bezleri gerekli sinyali almış ve hazırlık yapmaya başlamışlardır bile. Memelerdeki dolgunluk size rahatsızlık veriyorsa sütyeninizi değiştirmeli ve memeleri alttan iyi destekleyecek size uygun bir sütyen kullanmalısınız. Sütyen kullanmama ise bu şikayetin daha da artmasına neden olabilir.

Sık sık acıkma da yine artan hormonların etkisine bağlı olarak ortaya çıkan diğer belirtilerdir. Rahiminiz büyümeye ve idrar torbanıza baskı yapmaya başladığından idrar torbanızın az miktarda dolması bile idrar yapma ihtiyacının uyanmasına neden olabilir. Bu yüzden daha bu gebelik haftasında bile sık idrara çıkma şikayetleriniz başlayabilir.

Doktorunuz bu haftada sizi gördüğünde Papsmear testi için bir jinekolojik muayene önerebilir. Papsmear testi jinekolojik muayene esnasında rahimağzından sıvı örneği alınması işlemidir ve tümüyle ağrısızdır. Alınan bu sıvının Patoloji Uzmanı tarafından mikroskop altında incelenmesi bu bölgede ileride kanser oluşturabilecek hücrelerin görülmesini sağlayabilir ve bu incelemeyle ek olarak rahimağzı enfeksiyonu tanısı konabilir. Tüm kadınlara yıllık olarak yapılması önerilen bu testin yapılma önerisini kabul etmelisiniz.

Çeşitli nedenlerle yine bu hafta doktorunuz size vajinal ultrasonografi yapmak isteyebilir. Jinekolojik muayene, Papsmear için örnek alınması ve vajinal ultrasonografi uygulaması bebeğinize zarar vermez. Bu tür uygulamalar gebeliğe zarar verseydi biz doktorların gebeliğin bu döneminde cinsel ilişkiyi de yasaklamaları gerekirdi. Doktorunuzun önerisi dahilinde olan özel durumlar hariç cinselliğinizi kısıtlamanız için bir neden yoktur ve özel bir durum oluşmadıkça bu öneri gebeliğinizin sonlarına kadar geçerlidir.

Bebeğinizin organ gelişiminin devam etttiği birinci trimesterde doktorunuz önermedikçe hiç bir ilaç kullanmamalısınız. Saç boyama, manikür gibi gerçekten ihtiyacınız olmayan şeylerden de kaçınmanızda fayda vardır. Alkol, uyuşturucu, sigara gibi bebeğinize zarar verebilecek alışkanlılardan tüm gebelik boyunca uzak durmalısınız.

Sigara kullanımı düşük riskini artıran bir durum olduğu gibi, ileri gebelik haftalarında erken doğum riskini artırır ve bebeğinizin doğum kilosunun “hakettiğinden” daha düşük olmasına neden olabilir. Kadınların çoğu gebelik hormonlarının etkisiyle sigaradan soğurlar. Eğer bu sizde gerçekleşmemişse bilinçli iradenizi kullanarak sigara içmekten ve sigara içilen ortamlarda bulunmaktan kaçınmalısınız.
         

Bu gebelik haftasından itibaren düşük belirtilerine karşı duyarlı olmalısınız. Kanama ve ağrı düşük tehdidinin en önemli belirtileridir. Her kanama ve ağrı düşük olacağı anlamına gelmemekle beraber gebelikte kanama miktarı ne olursa olsun mutlaka doktor muayenesi gerektiren bir durumdur.

Çalışmalar sağlıklı bebek doğuran annelerin %30-40'ının gebeliklerinin herhangi bir döneminde kanama şikayetinden yakındığını göstermektedir.

7. GEBELİK HAFTASI
BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER
          Hamile olduğunuzu eşiniz ve en yakınlarınız dışında kimler biliyor? Anne adaylarının çoğu "test doğru değildir.." veya "düşük olur..." gibi kaygılarla gebe olduklarını hemen söylemekten çekinirler. Ancak çalışıyorsanız üstünüzdeki kişiye, yani "patronunuza" gebe olduğunuzu söylemenizde fayda var. Gebeliğin bu erken dönemlerinde çeşitli şikayetler nedeniyle istirahat etme gibi gereklilikler ortaya çıkabilir ve amirinizin sizin yanınızda olması açısından ona hamile olduğunuzu söyleyin. Arkadaşlarınıza ne zaman söyleyeceğiniz ise size kalmış...

Bu gebelik haftasında erken gebelik dönemi belirtileri varlığını sürdürürler. Bulantı ve kusmalarınız şiddetliyse biraz kilo kaybetmiş olabilirsiniz.

Gebeliğin bu erken dönemlerinde var olan bulantılardan en az etkilenmek için:

    Sabah yataktan kalkmadan önce kraker ya da bisküvi gibi gıda maddelerinden birkaç adet atıştırın ve bunları yedikten sonra yataktan kalkın.
    Günlük öğününüzü üç öğünde değil, beş ya da altıya bölerek alın.
    Sıvıları yemekler arasında alın. Yemekler esnasında fazla sıvı alarak midenizi doldurmayın.
    Midenize ve bağırsaklarınıza dokunan yiyeceklerden uzak durun.
    Ekşi ve tuzlu besin maddeleri midenizi en iyi yatıştıracak gıdalardır. Deneyin...

    İlk trimesterde anne adaylarının çoğunun en favori meyvesi...

Süt ve Kalsiyum
Süt insanlar için sorunlu bir besin maddesi olabilir. İnsanların yaklaşık %40'ı süt içinde bulunan laktoz adlı maddeyi sindiremedikleri için süt içtikten sonra rahatsızlık duyarlar. Halbuki doktorunuz ve yakınlarınız ısrarla size "süt iç" demektedir. Süt içmek için kendinizi zorlamak yerine süt ürünlerini (peynir, yoğurt, ayran, sütlaç, muhallebi, dondurma) tercih edebilir ve günlük ihtiyacınızı bu şekilde karşılayabilirsiniz. Günlük 1200 mg. olan kalsiyum ihtiyacı (bu miktar 3-4 su bardağı süte tekabül eder) mutlaka süt içerek karşılanması gerekiyorsa içindeki laktozu sindirmeye yardımcı olan "laktaz" maddesi katkılı sütler tercih edilebilir.

Yağı azaltılmış ("light") süt ürünlerinin kalsiyum içeriği sanılanın aksine azalmaz, yani bu sütleri tercih edebilirsiniz.

Kalsiyum gereksinimi özellikle gebeliğin ikinci yarısından itibaren (bebeğinizin kemiklerinin gelişmeye başladığı dönemde) artar ve lohusalık ve emzirme dönemi boyunca artmış olan bu ihtiyaç devam eder.

Sanılanın aksine protein kaynakları, kalsiyum açısından zengin değildirler. Bunun yanında kuru bakliyat türleri, brokkoli, lahana, ıspanak, somon balığı, nohut, susam, badem ve turunçgiller iyi birer kalsiyum kaynağıdırlar.

"Doğru" beslenmenin iyi bir gebelik dönemi yaşama üzerindeki olumlu etkilerini ve doğum sonrası hem sizin, hem de bebeğinizin sağlığına olumlu katkılarını tahmin ediyorsunuzdur.
Anne adayları tüm gebelik boyunca beslenme konusunu kafalarına takarlar ve bazı anne adayları kendilerini bu konuda suçlu bile hissedebilirler. Gebelikte beslenme konusunda öncelikle içgüdülerinize güvenin. Bedeniniz size en doğru yolu gösterecektir. Bu konuda sayfalar dolusu kitap okumanıza da gerek yok.

 

"Gebelikte doğru beslenmek"= tüm besin gruplarından yeterince almak... İşte yanlızca bu kadar.

Dikkat etmeniz gereken diğer noktalar:

- gebelik döneminde beslenmeyi ihtiyaçtan daha çok bir iş olarak görün.
- günlük öğün sayınızı 4-8 arası olacak şekilde ayarlayın. Bu, midenizin aşırı dolmasını ve aniden acıkarak "abur cubur" yemenizi engelleyecektir.
- sıvıların da bir besin maddesi olduğunu unutmayın.
- aşırı kalorili, besin değeri düşük olan gıdalardan kaçının.

8. GEBELİK HAFTASI
BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER
Bu haftada rahiminiz artık bir portakal büyüklüğüne erişmiş durumda. Yandaki resimde rahim ile çevre organlarınız arasındaki komşuluğu görüyorsunuz. Rahiminiz gördüğünüz gibi mesanenin üzerine yatmış durumda ve bu nedenle sık idrar çıkma şikayeti yaşamaya devam ediyorsunuz. İlerleyen haftalarda rahim büyüdükçe mesanenin üzerinden kalkacak, ancak üçüncü trimesterden sonra büyümesiyle yerçekimi yönünde tekrar mesaneniz üzerine "yatacaktır".

Gebelik hormonlarınızın etkisiyle bu haftalarda çeşitli cilt problemleri yaşayabilirsiniz. Bazı anne adayları ergenlik dönemindeki sivilcelerinin geri döndüğünü görüp şaşırabilir. Gebelikte cildin yağ salgısı arttığından cildiniz sivilce oluşumuna elverişli hale gelmiştir. Endişelenmeyin. Bu cilt değişiklikleri sıklıkla birinci trimesterden sonra kaybolur. Çok ender durumlarda ise bu değişiklikler tüm gebelik boyunca devam edebilir.

DİKKAT
         

    Folik asit takviyesi almaya devam ediyorsanız bu haftadan itibaren bu takviyenin artık gerekli olmadığını bilin. Folik asit, doktorunuz tarafından size nöral tüp adı verilen yapının oluşmasına takviye amacıyla verilmiştir. Bebeğin beyin ve omuriliğinin yerleştiği kemik kanal, yani nöral tüp bu haftada çoktan gelişimini tamamlamıştır.
    Bu hafta içinde bebeğin yerleştiği rahim iç tabakasının gelişimi ve idamesinden sorumlu olan hormonun üretim işlevi yumurtalık dokusundan plasenta adı verilen yapıya devredilecektir. Bu devir esnasında bazı anne adaylarında az miktarda lekelenme tarzında kanamalar olabilmektedir ("plasental shift", yani "devir teslim" kanaması).

    Yine çok ilginç bir şekilde rahminiz gebelik öncesi dönemin alışkanlıklarını sürdürerek bu hafta içinde, tam adet kanamanıza denk gelen günlerde, adet sancılarına benzer kramp tarzı ağrılar oluşmasına ve hatta bazen kanama bile görmenize neden olabilir. Rahimin bu "programlı davranışı" %20 anne adayının bu kramplar nedeniyle endişelenmesine neden olmaktadır. Gerçekte gebelik devam etmekte, rahim ise sanki adet kanaması olacakmışçasına kurulu bir saat gibi zamanı geldiğinde kasılmaktadır. Bu durum önümüzdeki aydan itibaren büyük olasılıkla normale dönecek olsa bile çok az anne adayında her ay belli zamanlarda kramp tarzı sancılar devam edebilir.
    Bu haftalarda uykuya aşırı eğilim, yorgunluk hissi, unutkanlık, göğüslerde dolgunluk, sık idrara çıkma, karnın adeta "davul gibi şişmesi" gibi belirtilerin olması tümüyle normaldir.
    Bazı anne adayları da hiç bir değişiklik hissetmediklerinden bebeklerinin sağlığı ile ilgili endişe duyarlar. Gerçekte ise anne adaylarının yaklaşık %20 kadarı bebekleri sağlıklı gelişmesine rağmen gebeliklerini bu şekilde sürdürürler.

9. GEBELİK HAFTASI
BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER
İş yerinizde bilgisayar kullanıyorsanız, "bilgisayar ışınlarının" bebeğiniz üzerinde olumsuz etkiler yaratmasından endişe duyuyor olabilirsiniz. Korkmayın, bilgisayarlar ve monitörlerin iyonize edici ("canlı dokuya zarar verici") özellikleri bulunmaz.

Yine de bu endişenizi tümüyle gidermek için çalışma odanızdaki tüm monitörlere filtre takılmasını sağlayabilirsiniz.,
        

Göğüslerinizdeki dolgunluk ve hassasiyet bu gebelik haftasında biraz daha artmış olabilir. Daha önce de belirtildiği gibi göğüslerinizi alttan iyi destekleyen bir sütyen kullanmalısınız.

Yine artan gebelik hormonlarının etkisiyle mide yanması ve hazımsızlık gibi şikayetler de bu haftada ortaya çıkabilir. Midenizin hiçbir zaman aşırı dolmaması gerekir. Ayrıca mide yanması yapan yiyeceklerden (bu yiyecekler kişiden kişiye değişir) uzak durmalısınız.

Şikayetleriniz şiddetliyse veya aldığınız önlemlere cevap vermiyorsa doktor önerisine göre bazı ilaçlar kullanabilirsiniz.

Ultrasonografi ile gebelik haftası belirlenmesi

Gebeliğin İlk 13 haftalık döneminde ultrasonografi ölçümlerinde bebeğinizin baş-popo mesafesi (CRL=crown-rump length), yani oturma boyu ölçülür ve bu ölçüm ultrasonografi cihazı içindeki yüklü verilere göre otomatik olarak gebelik haftasına dönüştürülür. CRL oldukça hassas bir ölçümdür ve bu ölçümünün yanılma payı yalnızca +/- 3- 4 gündür. Bu nedenle yapılan ölçümde çıkan gebelik haftası sizin Son Adet Tarihinize göre yapılan hesaplamayla uyuşmadığında CRL ölçümü gerçek gebelik haftası olarak kabul edilir.

Bu uyuşmazlığın nedeni Son Adet Tarihinizi (SAT) hatırlayamamanız veya yanlış hatırlamanız olabileceği gibi, gerçekte yumurtlamanız adet döngünüzün 14. gününden daha farklı bir gününde (daha geç veya ender olarak daha erken) olmuş olabilir.

CRL ölçümü tüm ırksal ve kalıtsal özellikleri gözardı eden bir incelemedir ve bebek bu incelemede sizin sandığınızdan daha büyük çıktığında bu bebeğin "iri" olacağından daha çok gebelik haftanızın Son Adet Tarihinize göre hesaplandığında yanlış olduğunu gösterir.

20. haftaya kadar yapılan ultrasonografi ölçümlerinde aynı haftalardaki tüm bebekler birbirlerine yakın büyüklük ve ölçümlere sahipken 20. haftadan itibaren ırksal, kalıtsal ve anne adayına ait özellikler (sigara kullanımı, yanlış beslenme, bebeğin kilosunu etkileyen çeşitli hastalıklar) de devreye girmeye başlar ve aynı haftada bulunan bebekler arasında kilo ve boy farklılıkları belirginleşmeye başlar. Bu nedenle gebeliğin ikinci yarısında yapılan ölçümler gerçek gebelik haftasını belirleyebilme yetisinden giderek uzaklaşır.

Yaklaşık 100 anne adayından 15'inde SAT'a göre hesaplanan gebelik haftasının CRL ölçümüne göre yeniden düzenlenmesi gerekir. Bu düzenleme ("düzeltilmiş gebelik haftası") ileriki gebelik haftalarında bebeğin gerçek haftasının bilinmesi açısından son derece önemlidir.

Bu hafta (veya geçmiş veya gelecek birkaç hafta içinde) doktorunuz size yeni bir Muhtemel Doğum Tarihi belirlerse (belirlemişse) şaşırmayın.

10. GEBELİK HAFTASI
BU HAFTA SİZDE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER
    İşiniz masabaşı işiyse veya uzun süre ayakta kalınmasını gerektiriyorsa dikkat etmeniz gereken önemli birkaç nokta var: Uzun süreli oturmak ve uzun süreli ayakta durmak dolaşım sisteminizi yavaşlatır. Bu da basur, varis, ayaklarda aşırı şişme gibi istenmeyen durumların ortaya çıkmasını kolaylaştırır. İki saatte bir en az 10 dakika dolaşmalısınız. Dolaşmak bacak kaslarının arasında yer alan toplardamarları harekete geçirir.

Otururken, sandalyenin kenarının dizinizin arka kısmını "kesmemesine" özen göstermelisiniz. Zira bu bölgeye en ufak bir bası bacağın altkısmından kalbe dönen toplardamarların yolunun engellenmesine neden olur. Hemen şimdi sandalyede oturma pozisyonunuzu tekrar gözden geçirin.

KAN GRUPLARININ KALITIMI VE BELİRLENMESİ
         

İnsanlarda A, B, 0 ve AB olmak üzere dört farklı kan grubu bulunur. Bu kan gruplarından herbiri Rh(+) ve Rh(-) olabilir. İnsanların yaklaşık %15'i Rh(-) kan grubuna sahiptir. Rh uygunsuzluğu veya Kan Uyuşmazlığı anne adayının Rh(-) baba adayının Rh(+) olduğu durumlarda söz konusu olur. Bunun dışındaki kombinasyonların hiçbirinde uyuşmazlık söz konusu değildir. İlk gebeliğinizse bebeğinizin Rh uyuşmazlığından etkilenme olasılığı son derece düşüktür ve takip eden gebeliklerinizin de benzer şekilde sorunsuz seyretmesini sağlamak için alınacak bir dizi önlem vardır.

Kan Gruplarının Kalıtımı
A ve B baskın kan grupları, O ise edilgen gruptur. Kan grubunu belirleyen genlerin biri anneden biri babadan gelir. Bir taraftan A, bir taraftan B gelmişse kan grubu AB (ikisi de baskındır ve birbirlerine üstünlükleri yoktur), iki taraftan da O gelmişse kan grubu O olur. Bir taraftan A (veya B), diğer taraftan O gelmişse kan grubu baskın olan A (veya B) olur.

Rh kalıtımında ise (+) baskındır ve her iki taraftan (-) gelmediği sürece kan grubu (+) olur.

    Anne adayı ve baba adayı ikisi de O ise, bebek O olmak zorundadır.
    Bir taraf A, diğer taraf B ise bebekte tüm kan grupları söz konusu olabilir.
    Her iki taraf A ise bebek B ve AB, iki taraf B ise bebek A ve AB olamaz, ancak O olabilir.
    Her iki taraf AB ise bebek O olamaz, diğer gruplar olabilir.
    Her iki taraf (-) ise bebek (+) olamaz.
    Her iki taraf (+) ise bebek hem (+) hem (-) olabilir.
    Bir taraf (+), diğer taraf (-) ise bebek hem (+), hem (-) olabilir.

Bebek doğduğunda belirlenen kan grubu anne ve babasının kan gruplarına göre olması gerekenden farklı olursa bu durumda en muhtemel neden üç kişiden birinin kan gruplarının yanlış bakılmış olmasıdır. Bu duruma nispeten sık rastlanır ve kan grupları yeniden belirlendiğinde sorun ortadan kalkar.

Negatif kan grupları ülkemizde oldukça kıymetlidir. Sağlıklı olan bireylerin düzenli olarak kan bağışında bulunmaları hem ülkemiz için hem de kan bağışlayıcısı için faydalıdır. İhtiyacınız olduğunda kan bulabilmek için kan bağışında bulunmalısınız (anne adayları kan bağışında bulunamazlar).

Bu gebelik haftasında artık bulantılarınız hafiflemeye başlar. Bazı anne adaylarında ise bu şikayetler birkaç hafta daha aynı şiddette devam edebilir. Doktorunuza danışarak aldığınız ilaçları kullanmaya devam edebilirsiniz.

Gebelik hormonlarının etkisiyle bazı anne adaylarında kolay sinirlenme, huzursuzluk, keyifsizlik gibi ruhsal belirtiler ortaya çıkabilir. Bunlar geçici belirtilerdir.

Gebelikte kan hacmi %40-50 oranında artar. Bu yüzden de hızlı gelişim gösteren meme dokusunda ve vücut ağırlığınıza maruz kalan ayaklarınızda başta olmak üzere vücudunuzun çeşitli bölgelerinde toplardamarlar belirginleşmeye başlayabilir. Bacaklarınızdaki damarların belirginleşmesi sizde mutlaka varis oluşacağı anlamına gelmez. Yine de bu konuda yapabileceğiniz birşeyler olduğunu bilmeli ve gerekli önlemleri almalısınız.

Kilo alımı
Kilo alımı kadından kadına ve aynı anne adayında gebelikten gebeliğe önemli farklılıklar gösterir. Gebelikte alacağınız toplam kilonun en önemli belirleyicisi gebelik öncesi kilo durumunuzdur.

Eğer sağlıklı beslenmenize rağmen beklenenden daha fazla kilo alıyorsanız bu daha çok su tutulumuna bağlıdır ve doğum sonrası bu kiloları vermeniz kolaydır. Gebelikte asla diyet yapmayın.

Bu aşamaya kadar hiç kilo almamış olsanız (ve hatta kilo vermiş olsanız) dahi gelecek haftadan itibaren haftada yaklaşık 450 gramlık bir kilo alımı bekleyebilirsiniz.
   
         

Düşük kilolu anne adayları tüm gebelik boyunca 15-20 kilo
Normal kilolu anne adayları 12.5-17.5 kilo
"Kilolu" anne adayları ise 7.5-12.5 kilo alırlar.

Çoğul gebeliği olanlarda ise kilo alımı daha da fazla olur (gebelik öncesi kilo durumuna göre değişmek üzere 12.5-25 kilo)